Düşünce ile kalem arasında daima bir ihtilâf vardır.
Yıldızların ihtişamı, mesafelerinden gelir.
“Bizden nasıl bu kadar uzakta olunabilir! Bu denli dışımızda!” diye hayrete düşer gözleri parlayan çocuk.
Felsefe, toplumsal etkisini kaybetmiş, ehlileştirilmiş bir disiplin olarak üniversitelerin koridorlarında artık tehlikesiz bir varlık sürdürmekte. Felsefe, salt akademik faaliyete indirgenmiş, profesörlerin eline düşmüştür – bu nedenle sanatsal kimliğini de yitirmiştir.
Yabancı bir gezegene ayak basmışcasına tanıyamadığım bir duyguyla karşılaştım: Neşe.