Her şey biraz da bedenin duyguları taşıyabilmesiyle ilgili. Kaygının sürekli baş göstermesiyle bu yeti körelebiliyor; sıradan, doğal şeyler bile orantısız bir ağırlık kazanmaya başlıyor; bünyeye yük biniyor, mide kasılıyor, nefes daralıyor. Her şey vahimleşiyor. Böyle olunca, kontrol etme ihtiyacı da güçleniyor. Oysa hiçbir şeyi kontrol etmek istemiyorum. İçimdeki bu basık ve nemli iklimin yerine rüzgârın serin estiği ferah bir ruh hâli düşlüyorum.