Varoluşun anlamsızlığı düşüncesini, pekâla nesnel bir değelendirmenin sonucu olarak ortaya çıkabilmesi bir yana dursun, kimi soğukkanlı bir kabullenişle karşılarken, kimileri içinse boşluk hissine, kaygıya ya da krize yol açar; dolayısıyla aynı düşünce farklı kişilerde farklı duygular uyandırabilir.
Bu bağlamda kaygı, huzursuzluk ya da korku doğal tepkilerdir oysa; bu anlam yokluğunu benimsemek ya da en iyi ihtimalle kabullenmek ise sancılı bir süreçtir, çünkü bu, aynı zamanda, insan olmanın gerçekliğini özümsemenin sürecidir: insan ki, anlam inşa edebilme yetisiyle varolan bir varlıktır, - ki karanlığa düşüp de buna rağmen karanlığı anlamlandırabilen; hayatın mucizeliğini bir mucize olarak duyumsayabilendir insan.