İki arkadaşımla yıldızları seyretmek için yaşadığımız şehirden arabayla yaklaşık iki saat uzaklıkta ülkenin en karanlık diye bilinen noktasındayım. Burası ışık kirliliğinden tamamen ırak. Güneşin batımıyla zifiri bir karanlık yayılıyor etrafa ve göğün yıldızlı semâsı hunharca ve pürüzsüzce parıldamaya başlıyor: gökyüzünde samanyolu, böylesine sonsuz ve yüce. Her birimiz yüzümüzü göğe çevirmiş bu görkemi büyülenmiş gözlerle temâşa ediyor; devâsa bir çarhın küçücük parçaları oluveriyoruz. Bu ulviyetin karşısında göğsümüz hiç olmadığı kadar kabarık, üzerinde bulunduğumuz toprağı hiç olmadığı kadar derin bir tevazuyla hissediyoruz. İnsan, nereden geldiğini yeniden hatırlıyor. Bu geceyi hayatım boyunca unutmayacağım.