Sosyolojinin bugün geldiği nokta endişe vericidir.
Sosyoloji, istisnâlarla hiç mi hiç ilgilenmez, nâdir olanın ortaya çıkması ve korunması için herhangi bir inisiyatif almaz, dolayısıyla seçkin ve büyük ruhlara karşı kayıtsız, onların özgürce ortaya çıkabileceği bir kültürün temellerini aramaya ve araştırmaya tamamen ilgisizdir. Ancak sosyolojinin tam bu noktada bir arabulucu olarak devreye girmesi, kültürel bir yükselme adına ender olana uygun bir toplum-modeli sunması gerekirdi. Fakat sosyoloji bu görevi üstlenmiyor, bu da onu oldukça şüpheli hâle getiriyor.
Günümüzde sosyoloji, daha çok toplumun ortalamasını, yani: yalnızca sürü-insanını ele alan ve muhafaza eden ideolojik bir bilime dönüşmüştür. Sosyoloji bu tutumuyla, kapitalizmin ve demokrasinin ideolojisine hizmet etmektedir.
Evet, demokrasi de bir ideolojidir - eşitlikçiliğin ideolojisi.