Ezgilendi kırışık semasıyla geçmiş
Bir izdiham, katmanları arasında göğün -
Düşleri sel bastı
Sığınakların üzerinde asabî bulutlar
Filamentlerden örülü yüce kumaşlarca,
Kim bilir galaksileri
Bir arada tutan füsunlu iplikleri
Doğduğum yer - Laniakea
Yukarıya düştüm
Göğün kollarında sarmalandım
Ağaçlar uyandı, rüzgar sofrayı kurdu
Şimdi koşuşan çocuklar gibi şen gözlerim
Yeni bir umut çalar çehresi argın
Eski bir dehşet kabarır topraktan dizlerime
Sınırları ölçülemez cennetin adımları
Çizilmiş uyumlu bir kaderden
Çarmıha gerer beni hayat cambazları
Aldırmadım yuva oldum yetim yıldızlara
Hüznüme hitâben hizâlandı yer ve gök
Ölümsüzlüğün saf inancına kapılmışcasına
Yüceldim, parıldadım, şiddetlendim -
Ve yükselerek,
bir şiirin rüzgârıyla,
uzatıyorsam ellerimi
ruhumu göklerde saklayan
Tanrı’ya,
göze almışımdır,
parçalanmayı hakikat uğruna —