Batı coğrafya kültüründe dillerden düşmeyen şöyle bir vecize vardır yaşama dair:
“Hayallerinin peşinden koş. Her zaman inan. Karşılığını alacaksın!”
Bu söylemden haz etmiyorum. Zirâ bu tarz bir yaşam-ilkesi bize aslında şunu söylemektedir: “Dünya ne kadar adaletsiz ve kötü bir yer olursa olsun, bu berbat düzeninin içinde hayalperest olmaya devam et! Sen de bu bozuk dünyanın bir parçası ol! Sen de bozul! Ama sakın dünyanın düzenini eleştireyim deme! Sakın sorgulama!”